|
|
Günümüzde
bloglar neredeyse tüm interneti işgal etmiş gibi görünüyor ve her geçen
gün yeni yeni bloglar bloglar alemine katılıyor. Ülkemizde nitelikli
blog yazarlığı dünyadaki gelişmelere paralel olarak sürekli artmakta,
her ne kadar ülkemizde ve dünayda sayı olarak bloglar çok fazla isede
bunların yarısından fazlası atıl durumda, spam olarak
nitelendirilebilecek sayfalardan oluşuyor. İnternetle haşırneşir olan
yeni nesil gençler başta olmak üzere her meslek grubundan insan bir
blog yazıyor, örneğin renkliblog.com blogunun yazarı Erman 14 yaşında
genç yaşına rağmen derslerinden arta kalan zamanında bloguna girdi
ekleyerek ileride belki iş başvuru formlarında referans olarak
göstedebileceği harika bir bloga sahip. Bir diğer blogda
aoutocadgunlugu.com bu blogda meslek gruplarına örnek olabilecek çok
dinamik bir blog, bünyesindeki autocad kullanıcısı ve eğitmeni olan
yazarları ile aoutocad kullanan internet kullanıcılarına yönelik
makaleler yazmaktalar. Ayrıca blogları bünyesinde toplayan blog
birliklerde var bunlara örnek ise blog kardeşliği ve bloglar alemini gösterebilirim.
Bir blog yazarı olmaya karar verdiyseniz eğer öncelikle kendinize
bir ana konu seçmelisiniz, ana konuların yanı sıra popüler konularada
değinebilirsiniz elbette. Blogunuzu yazarken ilk zamanlarda çok fazla
okunmadığını düşünerek sıkılabilir yada vazgeçme teşebbüslerinde
bulunabilirsiniz (bende bunları yaşadım) lakin yazılarınızı blogunuza
eklerken aklınızda olması gereken öncelikle kendiniz için yazmak, yani
yazdıklarınız sizindir ve her zaman orada olacaklar, yazdıklarınız hiç
bir zaman kaybolmaz.
Şimdi bazı teknik detayları örnekler vererek herkesin anlayabileceği tarza yazıya dökmeye çalışacağım.
İlk önce bazı sorular ve onlara cevaplarım ile başlayalım;
Soru: Yazdıklarım hep orda kalacakmı yani belli zaman arlıklarıyla bir yerlere kaybolmaz değilmi?
Cevap: Bloglar sürekli güncellenen içerikleri ile
diğer sitelerden farklıdır, tüm blog yayınlama sistemleri (örneğin;
WordPress, Blogger, Live Spaces vs.) en son girilen yazıyı ilk sırada
gösterir ve yazılan her yazının kendine ait bir adresi (permalink)’i
olur, bu adresler o yazının kalıcı adresleridir ve siz girdi ekledikçe
örneğin ana sayfada 10 yazı görüntülenmektedir sizin 11. yazının ana
sayfada görünmez ikinci sayfada görünür bu 11. yazının bir adresi
vardır ve oradan ulaşabilir okurlar. Tüm blog yazma sistemleri
kategorileme, etiketleme gibi seçeneklere sahiptir bu sayede yazdığınız
yazılara bir kategori yada etiket eklediğinizde daha düzenli bir bloga
sahip olabilirsiniz, etiketleme nedir bunu yazımın lerleyen
bölümlerinde öğreneceksiniz. Ayrıca blog sistemleri yazıların
tarihlerine göre bir arşiv tutarlar. Tüm bu yazdıklarımdan sonra şunu
anlamalıyız yazdığımız yazılar hiç bir zaman kaybolmaz ve blogumuza her
eklediğimiz yazı kendine ait bir sayfaya sahip olurlar.
Soru: Beni birileri nasıl okuyacak benden nasıl haberda olunur. Link (bağlantı) eklemek diye bişi var ama nasıl neden şartmı?
Cevap: Bizler her sektörden her mevkiiden insanlar
internette blog yazmamızdaki sebeb internetin çok kısa sürede çko fazla
kişiye ulaşma becerisini kullanarak fikirlerimizi, deneyimlerimizi veya
konu neyse o konu üzerinde çalışmalarımızı paylaşmak, göstermek okuyucu
ve ziyaretçilerin yorumlarını alarak, o konu ve sektördeki diğer kişier
ile iletişim kurarup bu çalışmalarımızı dahada geliştirmek
isteyişimizdir. Tabiki daha öncede yazdığım gibi blog yazmamızın çok
çeşitli nedenleri olabilir yinede her blog yazarı ne için
yazıyorsa yazsın blogunun okunmasını ister, okunmasını istemediğimiz
bir şeyi neden internette blogumuza yazalımki? Dolayısıyla bir
şekilde insanların blogunuzdan haberdar olmasını sağlamamız gerekmekte,
daha önceleri bu konuda bir kaç yazı yazmıştık Şimdi bunu daha basite indirgeyerek nasıl blogunuzun okunmasını
ve nasıl insanların sizin blogunuzun varlığından haberdar
olabilmelerini sağlayacağınızı yazmaya çalışacağım.
Öncelikle yukarıda değindiğim bir blog yazarı olmaya karar verdiğinizde neler yapmanız gerektiği
kısmına geri dönmeliyiz. Orada yazdığım gibi öncelikle bir konu bir
alan yada bir tarz seçmeliyiz kendimize bu yoksa kendi tarzımızı
oluşturmalıyız ki bu biraz daha meşakkatli uzun çalışama gerektiren bir
iştir. Blogumuzu yazmaya başladığımızda göreceğizki bizim gibi aynı
konuda yada alanda yazan insanlarda var, aynı sizin gibi size benzer
konularda alanlarda çalışan ve yazan insanlarla iletişime geçin, o
kişilerle internette tanışın organizasyonlara katılın(bloglar alemi,
blog kardeşliği gibi organizasyonlar), onları takip edip yorumlarıızla
katılın ve yazdıkları yerlerde sizin blogunuzunda bağlantısını (link)
vermelerini rica edin. Burada link sitenizin bağlantı
adresidir ve sizin blogunuza benzer bloglardan link almanız sizin
blogunuzun okunmasını sağlayacak en önemli faktörlerden biridir fakat
şunu bilmelisiniz 100 tane sıradan siteden link almak yerine 1 vey a 2
tane önemli popüler blog yada siteden link almak yani o popüler site
veya bloglarda blogunuzun bağlantısı olması daha faydalı ve etkilidir.
Unutmayın eğer yazdıklarınızdan eminseniz ve gerçekten özgün kendinize
ait yazılarınız varsa blogunuzda bunu görmezden gelemeyeceklerdir.
İnternette kaliteli işler her zaman eninde sonunda kazanır yapmamız
gereken ilk başlarda biraz sabredip beklemek. Son olarak arama
motorlarında üst sıralarda olmakta blogunuzunçok okunmasını
sağlayacaktır fakat istediğiniz okuyucu kitlesine bu yolla ulaşmanız
pek mümkün olmayabilir zira arama sonuçlarından gelen ziyaretçiler çok
farklı beklentilerle blogunuza gelecektir bunu ben şahsen blogumda
yaşamaktayım, aram motorularında üst sıralarda çıkmak ile ilgili
makaleye şuradan ulaşabilirsiniz Arama motoru optimizasyonu.
Soru: Etiket nedir?
Cevap: Etiket şurada “Etiketlemece”
başlıklı makalemde yazdığım gibi Web 2.0 denilen yeni nesil internet
oluşumlarının bir parçası olaran bir nevi kategorileme sistemidir.
Etiketleme sayesinde blogumuza eklediğimiz girdileri daha etkin bir
şekilde sınıflara ayırabiliriz. Örnek olarak benim blogumda etiketleri
inceleyebilirsiniz, göreceksiniz her yazının etiketleri o yazının
içeriğine ait bilgiler vermekte. Bu sayede okuyucular ilgilendikleri
etiketleri takip edebilirler ve o etikete ait diğer yazılarada
ulaşmaları kolaylaşır ayrıca technorati gibi blog takip siteleride bu etiketleri kendi sistemlerinde kullanırlar.
Soru: Yardım almak için ana sayfadan tıkladığım her
yer ingilizce ve ben ing bilmiyorum ve bunun sıkıntısını acaip yaşattı
blog işi bana sanırım çok beceriksizim.
Cevap: Ne yazıkki kullandığımız blog sistemlerinin
ve blog yazmak ile ilgili makale ve bilgilerin tamamına yakını yurt
dışı kaynaklı yabancı kaynaklardan gelmekte, dolayısıyla ihtiyaç bu
kaynakların Türkçe’ye çevrilmesi. Bu konuda yapacağımız ya
ingilizcemizi geliştireceğiz yada çeşitli Türkçe forumları örneğin
WordPress için WordPress Türkiye blogu ve forumları
gibi kaynakları takip etmemiz gerekiyor. Forum siteleri yapısı itibari
ile bilgi alışverişinin olduğu sitelerdir ve forumlarda istediğiniz
soruyu sorma imkanınız mevcut.
Soru: Blog yazmaya karar verdim acaba hangi blog sistemini kullanmalıyım?
Cevap: Blog yazmak isteyen bir kullanıcı için en
başta ve en önemli konu bence yazdığı blog sisteminin güvenilirliğidir,
güvenilir bir blog sisteminde yazdığınızdan emin olun. Benim gibi
programlamabilgisine sahip iseniz zaten bu soruyu sormanıza gerek
yoktur çünkü kendi barındırma servisinizde (hosting) günümüzüne en
güvenilir ve en popüğler blog sistemi olan WordPress’i kurup
kullanırsınız. Fakat programlama bilgisi yani Php Mysql vb. kullanma
bilginiz yok ise ücretsiz blog yazma servislerinden faydalanmanızı
öneririm bu sayede bir ton ıvır zıvırla uğraşmadan kolayca blogunuzu
yazıp hazırlayabilirsiniz. Bu servislere örnek oalrak en başta
Blogger’ı tavsiye ediyorum, Blogger Google şirketinin satın almasından
sopnra hızlı bir gelişme gösterdi, şimdilerde kendi alan adınızı bile
ücretsiz olarak kullanmanıza imkan sağladı ve daha geçen hafta içi
Türkçe dili dahil bir çok dile çevrildi, Blogger’ı kendi dilinizde
kullanabilirsiniz [via].
İkinci sırada WordPress.Com diyorum, WordPress Blogger gibi hatta daha
fazla özelliği barındırmasına rağmen şu anda çoğu hizmeti ücretli
vermekte yinede ücretsiz blog sistemleri sorulduğunda ilk sıralarda
tavsiye edeceğim blog sistemlerinden biridir ve oda Türkçe [via].
Üçüncü olarak Blogcu.Com’u tavsiye ederim her ne kadar Blogcu.Com’da
bulunan bloglar içersinde nitelikli bloglarla karşılaşmak güç olsada
sistem olarak gayet yeterli özellikleri mevcut, son haftalarda
aldığımız bir habere göre Nokta iletişim teknolojileri A.Ş’nin
Blogcu.com’u satın alması Blogcu.Com’u daha güzel günlerin beklediğine
dair bir beklenti yarattı umarım öyle olacaktır [via].
Son olarak Live Spaces’i tavsiye edeim fakat Live Space yukarıda
tavsiye ettiğim blog sistemleri kadar özgür bir sistem değil sadece
Live Messenger (Msn) ile entegre bir yapısı olduğu için kullanıcılara
cazip gelmektedir yinede blog yazmaya kolay bir şekilde başlamak
istiyorsanız Live Spaces size uygun olabilir Türkçe dil desteği var [via]. Yazımın ilerleyen bölümlerinde Bloglar arasında geçişi anlatmaya çalışacağım.
Soru: Bir blogum var ve ben artık başka blog sistemine geçmek istiyorum eski blogumdaki yazıları yeni bloguma nasıl taşırım?
Cevap: Başta şunu bilmeliyiz; her blog sistemi bir
veri tabanı kullanır, bir birlerinden farklı blog sistemleri dahi olsa
hepsinin benzer bir database yapısı vardır ve hepsi RSS ile içerik
akışına sahiptir, bundan anlayacağınız blogunuzdaki yazıları başka bir
bloga aktarmak her zaman mümkündür. Peki bunu nasıl yapacağız?. Eski
blogumuzdaki yazıları yeni blogumuza taşımak sanıldığı kadar zor bir
şey değildir fakat hangi blog sistemini kullandığınıza göre değişiklik
gösterebilir, şimdi en çok kullanılan blog sistemlerinde nasıl
bloglarınızdaki yazıları başka bloga taşıyabileceğinizi size anlatmaya
çalışacağım;
WorPress 2.1.1 ve üst versiyonlarında standart olarak dışa aktarım
(Wp Export) mevcuttur buradan blogunuzdaki tüm içeriği (tema, görünüm
ve diğer dosyalar hariç) bir başka WordPress bloguna aktarmak için
bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Bir başka blog sisteminde örneğin
Blogger’da bulunan bir blogdan WorPress bloguna yazılarınızı aktarmak
içinse yine admin yönetim menüsünde içe aktar kısmında yandaki ekran
görüntüsünde göreceğiniz gibi bir seçenek mevtut bu sayede;
- LiveJournal (Bir LiveJournal XML aktarım dosyasından yazıları içe aktarabilirsiniz)
- WordPress (Bir WordPress aktarım dosyasından yazıları, yorumları, özel alanları, sayfaları ve kategorileri içe aktarabilirsiniz.)
- Textpattern (Textpattern Blog’dan kategorileri, kullanıcıları, yazıları, yorumları ve bağlantıları içe aktarabilirsiniz.)
- RSS (Rss beslemesinden yazıları içe aktarabilirsiniz)
- GreyMatter (Greymatter blog’dan kullanıcıları, yazıları ve yorumları içe aktarabilirsiniz.)
- Eski Blogger (Eski Blogger blogunuzdan yazıları, yorumları ve kullanıcıları içe aktarabilirsiniz.)
- Dotclear (DotClear blog’dan kategorileri, kullanıcıları, yorumları ve bağlantıları içe aktarabilirsiniz.)
Blogware (Blogware’den yazıları içe aktarabilirsiniz) - Movable Type ve TypePad (Movable Type veya Typepad blogdan yazıları ve yorumları içe aktarabilirsiniz)
Eğer eski kullandığınız blog sistemi bunlardan biri değilse
korkmayın blogunuzun kesinlikle bir RSS beslemesi vardır bu RSS
beslemesini kullanarak blogunuzu taşımanız mümkündür tabi RSS ile
taşımada bazı sorunlarla karşılaşabileceğinizi hatırlatırım. Live
Spaces’deki yazılarınızıda WordPress’in bir eklentisi sayesinde
WordPress blogunuza aktarmanız mümkün. Eklenti için WordPress Plugin
sitelerine bakabilirsiniz. Eğer Mysql ve Php programlama dillerine
hakim biri iseniz ve kendi sunucunuzada barındırdığınız bir blogunuz
varsa benim gibi zaten direk veri tabanına girip veri tabanının bir
yedeğini almanız mümkün ama ben bu makalemi bu konuları bilmeyen
kullanıcılar için yazdığımı bir kez daha hatırlatmak istiyorum.
Bu makalemi tam 1 saatte yazdım umuyorum blog yazmak isteyen
arkadaşlara faydalı olacaktır, yazımın başında belirttiğim gibi bazı
karmaşık teknik detayları örnekler vererek herkesin anlayabileceği
tarza yazıya dökmeye çalıştım, malumunuzdurki her bilgisayar
kullanıcısı ve her blog yazmak isteyen kişi bu teknik detayları
bilmemez bu doğaldır bu teknik detayları daha basite indirgeyip
anlaşılır bir biçimde yazmak benim için gerçekten çok güçtü. Lütfen
sorularınızı ve varsa eklemlerinizi yorumlarınızda yazıp bizimle
paylaşın.
Kolay gelsin, özgürce! bloglamalar dilerim.
İSTEYENLER LOGOMU KENDİ SİTELERİNE EKLEYEBİLİRLER..
>>>KOD<<<
<p style="text-align: center;"><a href="http://turkh.spaces.live.com"> </a><a href="http://turkh.spaces.live.com"><img style="width: 136px; height: 42px;" alt="http://turkh.spaces.live.com" src="http://srv0106-06.oak1.imeem.com/g/96e59cc40869353274352f79e8f53e6c.jpg" border="0" height="80" width="100"></a>
TÜRKİYE'DE CUMHURİYET COŞKUSU...
Cumhuriyet'in
ilanının 84’üncü yıldönümünde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
başkanlığındaki devlet erkanı Anıtkabir'i ziyaret ederek, saat 09.00'da
mozoleye çelenk koydu ve Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa
Kemal Atatürk'ün manevi huzurunda saygı duruşunda bulundu.
İstiklal
Marşı'nın okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Gül, Anıtkabir Özel
Defteri’ni imzalayacak. Ardından, Anıtkabir'de, tören meydanında
bulunan sivil ve askeri personel ile öğrenciler, Büyük Önder Atatürk'ün
mozolesi önünden saygı geçişi yapacak.
Cumhurbaşkanı Gül, Anıtkabir'deki tören sonrasında TBMM'ye geçerek, kutlamaları kabul edecek.
TBMM'deki
kabul töreninin ardından Atatürk Kültür Merkezi tören alanında resmi
geçit töreni düzenlenecek. Tören, Cumhurbaşkanı Gül'ün birlikleri
denetlemesi, halkın bayramını kutlaması ve İstiklal
Marşı'nınokunmasıyla başlayacak.
Cumhurbaşkanı Gül, resmi geçit töreninin ardından Çankaya Köşkü'nde resepsiyon verecek.
İstanbul’da trafiğe kapatılacak yollar
İstanbul'da
29 Ekim Cumhuriyet bayramı kutlamaları nedeniyle,, bazı yollar trafiğe
kapatılacak. Sabah saat 06.00'dan tören bitimine kadar trafiğe
kapatılacak yollar şöyle:
-Vatan Caddesi-Millet Caddesi ile bu caddelere çıkan tüm yollar, -Hal yolu bitimi-E-5 Cevizlibağ, -Tünel sapağından itibaren, Vatan Caddesi-Lahor Meydanı'na kadar geliş-gidiş istikameti, -Üsküdar Demokrasi Meydanı'ndan-Harem sahil yolu ile Harem'den Üsküdar sahil yolu.
İstanbul deniz otobüsleri de 250 tekneyle, saat 19.00'da başlayacak fener alayı nedeniyle bazı vapur seferlerini iptal etti.
Öte
yandan Hakkari'deki terör saldırıları nedeniyle, İstanbul'da Cumhuriyet
Bayramı etkinliklerinde program değişikliğine gidilerek konserler iptal
edildi. Büyükşehir Belediyesi, yalnızca havai fişek ve ışık gösterisi
yapma kararı aldı. Kadıköy Belediyesi de ellerinde şehit
fotoğraflarıyla meşaleli yürüyüş yapacak.
Cumhuriyet Bayramı
kutlamalarına katılım ve coşku geçen yıllara göre katlandı. Adana'da
törene katılan yaklaşık 15 bin kişi, ellerinde Türk bayraklarını
dalgalandırırken, Mehmetçiğe yoğun sevgi gösterilerinde bulundu.
Binlerce Adanalı, ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez' sloganı atarken şehit
annesi Emine Kunt, tören alanında nöbet tutan askerin terini sildi.
Adana ve diğer illerdeki kutlamalarda Cumhuriyet coşkusu terör
öfkesiyle birleşti, kutlamalar sonrası terörü protesto edildi.
Adana
Uğur Mumcu Meydanı’ndaki törenlerde Vali İlhan Atış, 6'ncı Kolordu
Komutanı Korgeneral Muzaffer Şen, Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li
Aytaç Durak, askeri araca binip, Adanalılar'ın bayramını kutladı.
Törene, Adana milletvekilleri AKP’li Vahit Kirişçi, Ali Küçükaydın,
CHP’li Gaye Erbatur, Hulusi Güvel, MHP’li Yılmaz Tankut ve DSP’li
Mustafa Vural ile kentin sivil ve askeri erkanı ile yaklaşık 15 bin
kişi katıldı.
Şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve
İstiklâl Marşı okunması ardından konuşan Adana Valisi İlhan Atış, Ulu
Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kutsal emaneti olan Cumhuriyet'in
84'üncü yıldönümünü milletçe kutlamanın sevincini yaşadıklarını
belirtti. Vali Atış, “İster içeriden, ister dışardan gelsin, hiçbir
kötü emel, bugün olduğu gibi bundan sonra da Türkiye Cumhuriyeti’ne
zarar veremeyecek ve kalbi Atatürk ve vatan sevgisiyle dolu Türk
milletinin eşsiz kudreti ve çelik iradesi karşısında dağılmaya mahkum
olacaktır. Güzel yurdumuzun ufukları cumhuriyetimizin genişi ile
aydınlanacak, birlik ve beraberlik içinde hür ve bağımsız, her zaman
daha güçlü ve daha gururlu 29 Ekim’ler Türk milletinin en büyük bayramı
olmaya devam edecektir'' dedi.
Öğrencilerin şiirler okuduğu,
halk oyunları ekiplerinin gösteriler yaptığı kutlamalarda meydanı
dolduran Adanalılar, resmi geçitte askerleri coşkuyla alkışlayıp, sevgi
gösterilerinde bulundu. Türkiye Harp Malulü, Gaziler Şehit Dul ve
Yetimleri Derneği'ne üye terör gazileri de göğüslerinde madalyaları,
ellerinde Türk bayraklarıyla resmi geçitte yer aldı. Şehit aileleri
törende duygu yoğunluğu yaşarken, Adana Şehit Aileleri Malulleri
Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Emine Kunt, yakınlarında nöbet
tutan bir askerin terini mendiliyle sildi. 2002’de Ardahan’da oğlu
Adnan Kunt’u şehit veren Emine Kunt’un bu davranışı diğer şehit
ailelerini ağlattı.
KEBAP İZDİHAMI
Resmi geçide,
askeri ve polis birliklerinin yanı sıra esnaf odaları, sivil toplum
örgütleri, dernekler ve okullardan öğrenciler de katıldı. Kebapçılar ve
Lokantacılar Odası üyeleri bir kamyonet üstünde mangalda kebap
pişirerek resmi geçide renk kattı. Metrelik kebaplarla boy gösteren
kebapçılar, kutlamaları izleyenlera kebap dürüm dağıttı. Kebap
dürümlerden almak isteyenler kısa süreli izdihama neden oldu.
Törenlerin
sonunda Adana Valisi İlhan Atış, gaziler ve asker kıyafetli çocuklarla
yakından ilgilendi. Vali Atış, komando üniformalı 4 yaşındaki Oğuzhan
Genç’i babası Mithat Genç’in kucağından alıp, yanaklarından öperek,
sevdi. Atış, halkın büyük katılımıyla gururlandığını, Türk halkına
yakışan bir bayram kutlaması gerçekleştirildiği için çok mutlu olduğunu
kaydetti.
Adana’daki kutlamaların ardından izleyiciler değişik
gruplar halinde yürüdü. Ellerinde Türk bayraklarıyla giden gruplar
terörü lanetleyen, Mehmetçik’e destek veren sloganlar attı.
ŞANLIURFA’DA KUNDAKTAKİ BEBEK BAYRAK SALLADI
Şanlıurfa'nın
Atatürk Bulvarı’nda yapılan kutlamalara Vali Yusuf Yavaşcan, Garnizon
Komutanı Tuğgeneral Ahmet Kemal Emren, Belediye Başkanı AKP’li Ahmet
Eşref Fakıbaba, askeri ve sivil yetkililer katıldı. Törende konuşan
Vali Yavaşcan, “Çağdaş bir toplum olma yolunda koşumuza çemberler
takılmaktadır. Bunlar amaçlarına ulaşmak için bizi hafızasız bırakmak
istiyor. Biliyorlar ki hafızası olmayanların, hedefi olmaz. Bütün
bunlara engel olabilmemiz için 84 yıl önce devir aldığımız
cumhuriyetimizin hakkını vermemiz lazım'' diye konuştu. 20’ci Zırhlı
Tugay Komutanlığı’nda görevli Astsubay Ertuğrul Gönen’in kucağındaki
kızı 6 aylık Ela Su Gönen’in Türk Bayrağını sallaması törende
bulunanları oldukça duygulandırdı. Askerlerin geçit töreninde elindeki
bayrağı sımsıkı tutan minik Ela Su Gönen, annesi ve babasıyla birlikte
geçit töreninde bulunan askerleri selamladılar.
ŞEHİT BABASINA SEVGİ SELİ
Şırnak'ın
Gabar Dağı'ndan PKK'lı teröristlerin saldırısında şehit düşen Piyade
Çavuş Mehmet Uyar'ın babası Mustafa Uyar, protokolün yanında oturarak
töreni izledi. Tören bitiminde Şanlıurfa Valisi Yavaşcan, eşi Ayla
Yavaşcan, Garnizon Komutanı Ahmet Kemal Emren, eşi Nadide Ayşen Emren,
gözyaşlarına hakim olamayan şehit babası Mustafa Uyar'ın yanına gitti.
Türkçe bilmediği için Kürtçe konuşan Mustafa Uyar, “Oğlumun acısı halen
yüreğimizde'' dedi. Törene katılanlar da şehit babasıyla yakından
ilgilenip bir isteği olup- olmadığını sordu. Duygulanan şehit babası,
valilik tarafından tahsis edilen otomobille evine kadar götürüldü.
Törene aç karnına katılan 2 kız öğrenci de baygınlık geçirdi.
MERSİN’DE 5 BİN KİŞİ KATILDI
Mersin
Cumhuriyet Alanı’ndaki kutlamalara Vali Hüseyin Aksoy, CHP Mersin
Milletvekilleri İsa Gök, Vahap Seçer, Ali Oksal, Akdeniz Bölge ve
Garnizon Komutanı Tuğamiral Soner Polat, Büyükşehir Belediye Başkanı
CHP’li Macit Özcan, Mersin Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Süha Aydın,
Milli Eğitim Müdürü Aziz Ersoy ile yaklaşık 5 bin kişi katıldı. Vali
Aksoy, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin ilelebet yaşatılacağını söyledi.
Konuşmalar ve öğrencilerin şiir okumasının ardından Mersin Üniversitesi
Halk Dansları Topluluğu ve Mersin Büyükşehir Belediyesi Halk Oyunları
ekibi birer gösteri sundu. Gösteri sırasında ekipler Türk Bayrağı açtı.
Ardından da Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanlığı Bandosu’nun
seslendirdiği 10'uncu Yıl Marşı’na törene katılan binlerce kişi eşlik
etti. Bayram kutlamasının ardından törenden ayrılan yaklaşık 500 kişi,
Türk Bayrakları ile Atatürk Caddesi’nde yürüyüp, ’Şehitler ölmez, vatan
bölünmez’ sloganları atıp terörü protesto etti.
GAZİANTEP’TE BALON KAPMA İZDİHAMI
Gaziantep
Kamil Ocak Spor Salonu’ndaki törenler Vali Süleyman Kamçı, 5'inci
Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Şendoğan Karakuş ve Büyükşehir
Belediye Başkanı AKP'li Asım Güzelbey'in halkın bayramını kutlamasıyla
başladı. Günün anlamı üzerine konuşma yapan Vali Kamçı, Cumhuriyet'in
tüm iç ve dış düşmanların çabalarına rağmen yıkılmayacağını vurguladı.
Kamil Ocak Stadyumu, Şehitkamil Belediyesi'nce dağıtılan balon ve
bayraklarla kırmızı- beyaza büründü. Belediye görevlilerinin dağıttığı
bayrakları kapmak isteyen tribünlerdeki öğrenciler izdihama neden oldu.
Yöresel kıyafetleriyle törenlere katılan gazilerden bazılara ayakta
durmaktan yorulunca yerlere oturdu. Tribündeki gaziler ise resmi geçidi
selam vererek, ellerindeki bayraklarla izledi.
NİĞDE’DE CUMHURİYET COŞKUSU
Niğde’nin
Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törene Vali Gündüz Beder, MHP Niğde
Milletvekili Mümin İnan, Belediye Başkanı MHP’li Murat Zeren, İl
Jandarma ve Garnizon Komutanı Albay Naci Aydın, Cumhuriyet Başsavcısı
Alaettin Soylu, Niğde Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hamza Uygun,
protokol, askerler, öğrenciler ve çok sayıda kişi katıldı. Vali Gündüz
Beder, Türk milletinin hiç bir zaman vatansız, yurtsuz ve esaret
altında yaşamadığını söyledi. Konuşmanın ardından kompozisyon, şiir,
atletizm, futbol yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ve okullara
protokol tarafından ödüller verildi.
KİLİS’TE CUMHURİYET KOŞUSU BAYILTTI
Kilis
Şehir Stadyumu’ndaki törene Vali Nevzat Turhan, Belediye Başkanı AKP’li
Mehmet Abdi Bulut, Garnizon ve İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay
Mürsel Şahin ve müdürleri, askeri ve sivil yetkililer ile adli ve idari
yargı mensupları, vatandaşlar öğrenci ve öğretmenler katıldı. Vali
Nevzat Turhan, halkın son günlerde meydana gelen terör olaylarına karşı
gösterdiği tepkinin Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve beraberliğine
karşı gösterdiği hassasiyet Türk milletinin sarsılmaz bütünlüğünün
temeli olduğunu söyledi. Bayram etkinlikleri kapsamında liseli kızlar
arasında düzenlenen 800 metrelik ’Cumhuriyet Koşusu’nun bitiş
noktasında bir çok öğrenci baygınlık geçirdi. Bitiş çizgisine
geldikleri anda bazı öğrencilerde düştü. Bayılan ve düşen öğrencilere
tören alanında bulunan sağlık ekirleri müdahale etti.
ORTODOKSLAR BALON DAĞITTI
Atatürk
Caddesi’ndeki törene Vali Ahmet Kayhan, Garnizon Komutanı Albay Orhan
Büyükgüngör ile Antakya Belediye Başkanı AKP’li Mehmet Yeloğlu ve
vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Vali Ahmet Kayhan, Türkiye
Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi ve dayandığı ilkeler çağdaş bir yaşam
biçimini çerçevesini çizdiğini belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti,
Atatürk’ün başlattığı, demokrasiye geçişi de içeren yapısal dönüşüm
süreci temeline laiklik ilkesini yerleştirmiştir. Bu sayede
yurttaşlarımız, laik rejim sayesinde inançlarını özgürce
yaşamaktadırlar'' dedi.
Antakya Ortodoks Kilisesi Vakfı da,
törene katılanlara üzerinde Türk Bayrağı bulunan balonları dağıttı.
Vakfı Başkanı Jozef Naseh, daha önceki bayraklarda Türk Bayrağı
dağıttıklarını söyledi.
KAHRAMANMARAŞ'TA AKP’Lİ MİLLETVEKİLLERİ KATILMADI
Kahramanmaraş
12 Şubat Stadı'nda yapılan tören Vali Mehmet Niyazi Tanılır, Garnizon
Komutanı Tuğgeneral İzzet Ocak ve Belediye Başkanı AKP’li Mustafa
Poyraz’ın halkın bayramını kutlamasıyla başladı. AKP’li milletvekilleri
ve AKP İl Başkanı Atıf Şirikçi'nin katılmadığı törende Vali Mehmet
Niyazi Tanılır, günün anlam ve önemini anlatan bir konuşma yaptı.
Törende daha sonra öğrenciler şiirler okudu, halk oyunları gösterileri
sunuldu. Ardından başlayan resmi geçit töreninde gazi dernekleri
üyeleri ve askeri birliklere büyük ilgi gösterildi. Askerler ve gaziler
ayakta dakikalarca alkışlandı. Bu arada töreni izleyen bazı kişilerin
elinde ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ yazılı pankartlar olması dikkat
çekti.
OSMANİYE’DE COŞKU
7 Ocak Şehir
Stadyumu'ndaki tören Valisi Zübeyir Kemelek, Garnizon Komutanı Albay
Muhammet Kirazdiken, Belediye Başkanı AKP’li Davut Çuhadar’ın halkın
bayramını kutlamasıyla başladı. Günün anlam ve önemini belirten bir
konuşma yapan Vali Kemelek, Türkiye’nin çağdaş ve demokrat bir ülke
olarak varlığını, birlik ve bütünlüğünü, kalkınmasını sürdürebilmesinin
en önemli güvencesi Cumhuriyet olduğunu söyledi. Tören öğrencilerin
şiir okuması ve halk oyunları gösterileri ve resmi geçitle son buldu.


DJ-TIESTO İSTANBUL'DA
Asıl adı Tijs Verwest olan Hollandalı DJ 17 Ocak 1969’da Breda şehrinde
doğdu.Çocukluğundan itibaren en büyük tutkusu müzik oldu.Enerjik ve
melodik müzik. Çalıştığı kasetçi dükkanı müzik bilgisi ve üretimi
konusunda ona çok şey kattı. Sevdiği müziği mümkün olduğu kadar fazla
insanla paylaşma ihtiyacı, onu, en uygun bulduğu yol olan DJ liğe itti.
14 yaşında ilk müzik ekipmanlarını satın alarak ve kendi arşivini
oluşturmak için plaklar toplayarak DJ lik kariyerine başlamış oldu. 15
yaşında ayın en iyi parçalarını topladığı karışık kasetleri
arkadaşlarına ve giysi dükkanlarına dağıtıyordu. 1 yıl sonrası küçük
öğrenci partilerinde çalıyordu. Sıradaki adım Breda’daki "De Lente"
adlı disko oldu.
Dinleyicilerini Hollanda club listelerinden seçtiği hip hop ve eski
house tarzı parçalarla eğlendiriyordu. Sonraları ilgi alanın house
ritmleriyle yüklü bas groove’a daraltarak sadece house çalmak
istediğini fark etti. Böylece, yine aynı şehirde, perşembe, cuma ve
cumartesi geceleri sadece house çalınan ve oldukça iyi bilinen "The
Spock" adlı clubda çalmaya başladı.
Ertesi sene "Channel X" adında, 24 saat house müzik yayını yapan,
özellikle Hollanda ve Belçika’da çok popüler olan yasadışı bir radyo
istasyonu için miksler yaptı. Aynı yıl, 22 yaşında, artık Amsterdam’da
ünlü bir club olan "Voodoo Club"da da çalıyordu. Vakit buldukça ünlü
Belçika clublarına gidip değişik türleri tanımaya çalışıyordu
24 yaşına kadar sadece club müziği çalmasına rağmen ilerleyen
senelerde Belçika’da çok sevildiğini gördüğü hardcore müziğe de elattı.
Trance müziğin muhteşem sihriyle de yine Belçika’da tanıştı. Bu yeni
sesleri "The Spock"ta denemeye başladı. Zamanın modasından uzaklaşarak
kendi farklı stilini yaratması kısa bir süre sonra Rotterdam’da bulunan
"Basic Beat Recordings" adlı plakşirketinin menajeri Arny Bink
tarafından keşfedilmesini sağladı. Bunun için uzun süre, 100 kadar plak
şirketine kayıtlarını yollayarak, çabalamış ancak başaramamıştı. "Forbidden Paradise"
serisinin 3.sü olan "The Quest For Atlantis" ilk miks CDsi oldu. Albüm
özellikle Norveç’te çok tutuldu ve Tiësto’nun ilk büyük çıkışını
yapmasını sağladı.
Müziği zamanla kendi ülkesinde de fark edilmeye başladı. Kasım
1997’de Arny Bink’le birlikte "Black Hole Recordings" adlı plak
şirketini kurarak kendi parçaları üzerinde çalışmaya başladı.
Kurulmasından kısa bir süre sonra, ortağı olduğu şirketin etiketiyle
ilk albümünü çıkardı. Miks derlemelerinden oluşan ve dünya çapında
büyük bir başarı elde eden, efsanevi "Magik" serisinin ilki, "First
Flight"la dans müziğine yeni standartlar getirdi. "Space Age" adlı
tekno serisinin de ilk iki CD sini miksledi."In Search Of Sunrise" adı
altında kendi zevki olan vokal ve melodik tarzda bir miks albümü
hazırladı. Yaptığı çalışmaların başarısı, 1999 yılından itibaren,
Gatecrasher, Cream & Slinky (İngiltere), Love Parade (Almanya),
Ibiza (İspanya) gibi dünyaca ünlü club ve festivallerde boy
göstermesini sağladı. İngiltere listelerinin 1 numarası ve 2000 yılının
club marşı olan Sarah McLachlan ve Delerium’un "Silence" parçasına
yaptığı miksi çok beğenen Ferry Corsten , Tiësto’nun prodüktör olarak
geldiği noktada büyük pay sahibi oldu. "Gouryella" projesiyle, iki
Hollandalı DJ, Gouryella, Walhalla ve Tenshi albümlerini
çıkardılar.Birlikte çok sayıda şarkıyı da miksleyerek, liste
başarılarının altına imzalarını attılar. Proje Mart 2003’te Tiësto’nun
ayrılmasıyla Corsten’ın kişisel çalışması olarak devam ediyor.
Gouryella dışında Armin Van Buuren ile birlikte "Alibi" ve "Major
League" adı altında projelere de katıldı.Tiësto Amerika’daki büyük
çıkışını "Silence"ın miksini de içeren "Summerbreeze" albümüyle
sağladı. Parça İngiltere listelerinde 4 hafta kalmayı başarırken
Amerika’da radyolarda gündüz vakti çalınan ilk house parçası oldu ve
listelerde 3 numaraya kadar ilerledi. "Silence" miksi, Tiësto’nun ününü
dünya çapına taşımasıyla kariyerindeki en önemli parçalardan biri
oldu.2003 te cikan Traffic single i ile Tiësto bütün dünyayı salladı.3
yıl ust uste bu single Tiësto ya dünyanın en iyi DJ i ünvanını
kazandırmış olup, bütün müzik listelerini alt üst etmiştir.
Ülkemizde de cok kez konserler veren Tiësto bugun hala tum zamanlarin en iyi DJ lerinden biri olarak gosteriliyor
ÖN BİLGİ..
Etkinlik günü girişler barkod okuma sistemi ile yapılacaktır.
Biletlerinizi Biletix Satış Kanallarından alınız. Biletix satış
kanalları dışından alınan biletler geçersizdir. Sahte biletle giriş
yapan, satan ve satın alanlar, karaborsa bilet satanlar hakkında
güvenlik görevlilerince T.C.K hükümlerince suç duyurusu yapılacaktır.
Ayrıca basılmış bir davetiye yoktur, bu ve bunun gibi iddialara
inanmayınız.
Organizasyonun programda değişiklik yapma hakkı saklıdır.
Konser her türlü hava koşullarında gerçekleşecektir. Her türlü hava koşuluna hazırlıklı olunuz. Bilet iadesi yapılmayacaktır.
Konser alanına kesici, yanıcı, parlayıcı, patlayıcı ve ruhsatlı/ruhsatsız silah ile lazer ekipmanları sokmak yasaktır.
Konser alanındaki ses düzenleri geçici duyma problemlerine yol açabilirler.
Konser alanına profesyonel ses ve görüntü araçları ile video kamera, fotoğraf makinası sokmak yasaktır.
Konseri izlemek için VIP LOCA haricinde oturma düzeni yoktur.
Konsere katılan kişilerin fotoğraf ve video çekimlerinin tanıtım
materyallerinde kullanım hakkı etkinlik organizasyonuna ait olup
katılımcı, festivale katılarak bu hakkın kullanılmasını kabul
etmektedir. 18 yaş sınırlaması vardır. Kimlikleri yanında olmayan
misafirlerimiz içeri giriş hakkını kaybederler ve bilet ücretleri iade
edilmez. 18 yaşını doldurmamış katılımcılar yanlızca anne veya babalarının refaketinde katılabilirler.
Mucbir sebepler ve acil sağlık problemleri ve benzeri haricinde konser alanından çıkış yapanlar tekrar içeri alınmazlar.
VIP LOCA'lar 4 kişilik olup 4 kisiye 1 şişe vodka ikram
edilmektedir. Ayrıca VIP LOCA'lar sahaya göre daha yüksek, ayrı bir
platformdadır.
ETKİNLİK HAKKINDA BİLGİ...
TIESTO "CONCERT" - Elements of Life World Tour 2007 / www.tiestoistanbul.com
"ELEMENTS OF LIFE" - 2007 DUNYA TURNESI CERCEVESINDE 16 Kasim 2007,
Cuma gunu Istanbul'a ilk kez CANLI KONSER verecek olan TIESTO,
Turkiye'ye daha once sadece lokal produksiyonlarla gerceklestirilmis DJ
sovlari icin gelmisti. Bu kez TIR'lari ve ucagiyla kendi produksiyonunu
getirmekte ve kurmaktadir.
25,000 - 75,000 kapasiteli stadyumlarda canli konser biletleri ilk
haftadan tukenen sanatcinin canli konseri sadece elektronik muzik
severlere degil tum muzik severlere ve gorsel olarak tum yas gruplarina
hitap etmektedir.
"TIESTO LIVE IN CONCERT" – NEDIR?
Bilindigi gibi TIESTO "IN CONCERT" sanatcinin 2 saatlik DJ setinden
ibaret degildir. Bugune dek sadece TIESTO "IN CONCERT" DVD'lerinden
izleme firsatini buldugumuz; 4,5 SAATI TIESTO'nun CANLI SETI OLMAK
UZERE 6 SAAT SUREN BU MUHTESEM KONSERDE; TIESTO'nun hit parcalarini
seslendiren unlu sanatcilar CANLI PERFORMANSLARIYLA TIESTO'nun 5
SAATLIK DJ SOVU'NA eslik etmektedir.
Tiesto Live Concert etkinliği dünyada eşi görülmemiş bir
etkinliktir, çünkü dünya müzik tarihinde ilk kez TEK BIR ADAM 25 bin
kişiye müzik yapmıştır. 2003 senesinde ilk olarak Arnhem-GELREDOME spor
salonunda düzenlenen bu etkinlik dünya müzik tarihine geçmiş ve sadece
bu etkinliğin DVD leri dünyada en çok satılan konser DVD leri
arasındadır.
Atina Olimpiyatlarinin açılışında stadyumda bulunan 200,000 kisi ve
ekran başındaki 4.000.000.000 yakın seyirci Tiesto'yu izlemiştir.
Bu müziği seven sevmeyen herkesin bu konserin ne olduğunu görmek
isteyeceği açıktır, TIESTO Türkiye'de de artık 7 den 70'e bilinen bir
Dünya Star'ıdır.
Özetle Türkiye son 10 yıldır böyle bir show gormemiş olacak.
Teknik detaylar ve organizasyon bilgileri belli frekansta
guncellenerek organizasyonun websitesinde yer almaktadir:
www.tiestoistanbul.com
Sevgili Muzikseverler;
Bildiginiz gibi Tiesto'nun dj sovlari icin dahi ayricalikli
biletler hemen tukenmektedir. Canli konser biletleri ise cogu ulkede
birkac saatte tukenebilmektedir.
Bu sanatcinin konserini ayricalikli bir alandan izlemek istiyorsaniz, biletlerinizi erken almanizi oneririz.
Detaylı bilgi için; www.tiestoistanbul.com
Dosya Paylaşımının artık yeni bir anlamı var:
- Paylaş, Keşfet ve video ve müzik İndir
- Diğer kullanıcıların profillerini, fotoğraflarını ve müzik kütüphanelerini görüntüle.
- Yeni arkadaşlıklar kur ve eskileriyle iletişime geç.
- Arkadaşlarınız ve sevdiğiniz sanatçılar hakkında görüşlerinizi bırakın.
- Beraberce aynı müziği dinlerken, diğer kullanıcılara ileti ve anlık ileti gönderin.
- Aynı sanatçılar için tutkularını paylaşan kullanıcılarla buluşun.
- Yüzlerce MP3 çaları desteklemektedir.
BearShare ile, bunlara sahip olursunuz:
- %100 temiz kurulum, iç içe geçmiş yazılımlar yok.
- Tamamen yeni arayüz.
- Bu zamana kadarki en hızlı yüklemeler.
- Anında "arama önerisi" teknolojisi.
- Ebeveyn kontrolleri, kötü içerikli dosyalara erişimi engellemektedir.
- Otomatik Virüs koruması.
- Tam özellikli ve akıllı organizasyon özellikli ortam oynatıcısı.
- Yapabileceğiniz harika şeyler hakkında ipuçları sunan tamemen yeni baloncuklarla beraber, bu zamana kadarki en kolay BearShare.
- Tüm BearShare ağı üzerinde anında arama yapabilme.
    
TÜRKİYE MEHMETCİĞE
MEHMETCİK TÜRK MİLLETİNE EMANETTİR
RUHLARINIZ ŞAD OLSUN
    
Gene hangi dua’yı okudun anne, Vurulduğum yerde güneş açtı Yine mi ağlıyorsun anne, Cennetime yağmur yağdı
Üzülme anne ağlama, sırtımdan yedim kurşunu kalbimden değil. Öylece duruyor hayallerim, vatanım şerefsizlere yar değil.
İzin günümde be anam. Yârime mektup yazdım o gün. Kınalı ellerinin kokusunu özledim demiş, Bir kalp çizip içine de şafağımı yazmıştım.
Birliğe döndüğümde erkenden yatmış, Gece beni bir üç nöbetine uyandırmaya gelen çavuşla Rüyamda seni gördüğüm ve beni uyandırdığı için tartışmıştım.
Sıkı giyin oğlum, hasta olma sakın ve paran varmı diye soruyordun Bende her zamanki gibi var anne diyordum, var. Hiç olmadı be anam, hiç olmadı Nasıl isterdim, ardımda bir yar birde ana bırakmıştım.
Sağ olsun tertibim cemil memleketinden tütün getirmiş, sigarasız kalmıyorduk.
O gece birlikte gittik nöbete. Yolda bana "Sanki bu gece bir şeyler olacak" der gibi bakıyordu Ama yiğitti söylemiyordu. Nöbeti devraldığımızda garip bir sızı çöktü benimde içime. Sanki terli terli su içiyor, seni üzüyordum be anam, öyle bir şeydi işte.
Nasıl oldu anlamadım! Cemil " yere yat " dediğinde çoktan yerde bulmuştum kendimi. Anlamadım vurulduğumu, sıcacık bir şey hissettim sırtımda Terliyordum, sanki yaz gelmiş öğlen sıcağı çökmüştü tepeme.
Dudaklarım kurudu birden Cemil " dayan " diyordu, ama ağlıyordu Gözyaşları yüzüme damladığında verdim son nefesimi.
İşte o an sana ilk ihanetimi ettim anne. Önce atalarım, sonra yârim canlandı birden gözümde. Hoş gör be anam, kızma. Bende baba olacaktım Daha adını bile koymamıştık oğlumuzun, iki ay vardı doğmasına.
Bilmiyorum duyuyor musunuz sesimizi Korkmayın, ağlamayın, gurur duyun. Vasiyetimizdir.
Öyle evlatlar yetiştirin ki, adları Mehmet, soyadları Şehit olsun.


|
» Sivasspor : 1 - 0 : V.Manisaspor
|
|
|
Sivasspor'umuz sahasında ağırladığı Vestel Manisaspor'u tek golle geçerek Galatasaray'ın...
Maç
öncesinde terör olaylarına tepki amacıyla Sivas Valiliği, Sivas
Belediyesi ve Türkiye Kamu-Sen Sivas İl Temsilciliği tarafından Sivaslı
futbolseverlere yaklaşık 15 bin Türk bayrağı dağıtıldı.
4
Eylül Stadyumu Türk bayraklarıyla donatıldı. Taraftarların hep birlikte
ellerindeki Türk bayraklarını sallaması statta güzel bir görüntü
oluşturdu.
Maraton tribününe büyük boyutlarda bir Türk
bayrağı, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün resmi ve İstiklal Marşı'nın
şairi Mehmet Akif Ersoy'un şehitlerle ilgili dizelerinin yer aldığı
pankart asıldı.
Stat hoparlörlerinden ''Ey Şanlı Ordu, Ey
Şanlı Asker'' adlı mehteran marşı ve 10. Yıl Marşı ile birlikte
''Türkiyem'', ''Bir başkadır benim memleketim'', ''Şehitler ölmez'',
''Bu memleket kimin'', ''Haydi Anadolu Yol Kardeşlik Yolu'' adlı
türküler çalındı.
-STAT TÜRK BAYRAKLARIYLA DONATILDI- Taraftarlar
maç öncesinde ''Şehitler ölmez, vatan bölünmez'', ''Kahrolsun PKK''
gibi çeşitli sloganlarla teröre lanet yağdırdı. Tribünlerde, ''Hepimiz
Mehmetçiğiz'', ''Bir ölürüz, bin doğarız'' gibi pankartlar dikkat
çekti.
Protokol ve basın tribününden yayın odalarına kadar her
yeri Türk bayraklarıyla donatılan stadyumda, basın mensuplarından,
kameramanlara, sağlık görevlilerine kadar herkes 10. Yıl Marşı
eşliğinde ellerindeki Türk bayraklarını sallayarak terör olaylarına
tepki gösterdi.
Bu arada Sivassporlu futbolcular yedek
kulübelerine ''Şehitler ölmez, vatan bölünmez'' yazılı gazete sayfasını
astı. Maçtan önce kent meydanındaki Atatürk anıtı önünde toplanan bir
grup Sivassporlu taraftar da İstiklal Marşı okuduktan sonra terör
olaylarını protesto etti.
-ASKER BÜLENT'İN GÖZYAŞLARI- Maçtan
önce Hakkari'de şehit düşen askerler ve tüm şehitler için 1 dakikalık
saygı duruşunda bulunuldu. İstiklal Marşı ve Saygı Duruşu sırasında
asker selamı veren Sivasspor'un ''Asker Bülent'' lakaplı teknik
direktörü Bülent Uygun'un gözyaşlarına hakim olamadığı gözlendi.
Siyah-beyaz renklere sahip Vestel Manisaspor, sahaya siyah formayla
çıktı. Maçın tribün gelirinin de şehit ailelerine bağışlanacağı
bildirildi


ŞEHİT;KÜNYESİ KIRILANDIR,VATAN İÇİN CAN VEREN,VATAN İÇİN VURULANDIR.
ŞEHİT;ELBİSESİ ATEŞTEN ,AK KUNDAK GİBİ KARA TOPRAĞA SARILANDIR.
Yiğit Harbiyeliler! Öğrenin dersinizi Kahraman göz kırpmadan düşmana saldırandır. “Türk tarihi” denen kahramanlık şiirini Yeniden yazmak için harcayacağın kandır.
TÜRK MİLLETİNİN YÜCE İDAELERİNİ GERÇEKLEŞMESİ İÇİN KAHRAMAN ASKER EVLATLARI HEP ÖNDE GİDECEKTİR
Canını bile gözü kapalı verdiren güç? Ne sömürgeci emperyalistler bilebildi, Nede megola ideacı panislavistler bilebildi. Bilemezlerdi de zaten bilemediler de. Çünkü mesele vatandı ve gerisi teferruattı. Kanla çizilmişti ve ancak kanla silinirdi…
Bu söyleşimi PKK ile mücadelede şehit olan Bayburtlu askerlerimiz J. Er Murat Sancar ( Taşlıtepe Çayırlı İ. Snr. Krk.) , J. Er Hüseyin Bahadır ( Şemdinli – Alan J. Krk.) , J. Er Bülent Altınsoy ( Berizincirtepe), J. Komd. Onb. Mete Okur (Alandüz), P. Komd. Onb. Fatih Kostik ( Kuzey Irak) ve diğer şehit olan Vatan evlatlarımıza ithaf ediyorum...
“ Siz savaşla ilgilenmeyebilirsiniz, savaş sizinle ilgilenir, Savaş kazananı da yorar. Öüm her şeyi eşit yapan doğal sonuçtur. Ölümden korkmayan ölmez; ölüm kendine koşanları hiçbir zaman vurmaz. Ölüm korkusu, ölüm acısından daha şiddetlidir. Ölüm telaşının bir anlamı yoktur. Size yol gösterdim de diyebilirsiniz, ama askeri manada emir vermedim, Kahramanlara emir verilmez!”
• Yakın zamanda Güneydoğuda ortaya çıkan terörist saldırıların geçmişin tekrarı olduğunu düşünüyor musunuz?
Kitap yazılalı iki yıl oldu. Adından da belli değil mi? (Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok). Bu bir. İki:Güneydoğu’da her şey aynı kaldığı için bu kitap yazıldı. Üç:Geçmiş diye bir şey yok. Sadece geçici bir duraksama oldu.
• Kitabınızda bahsettiğiniz gibi askerlerimize vermiş olduğunuz gerilla eğitimiyle ilgili taktiksel savaş öğretileriniz şu anki komutanlar tarafından uygulanıyor mu
Gerilla veya gayri nizami harbin taktiklerinin esası; baskın ve pusudur. Bana bunları yedi adet askeri yüksek okul ve akademi diploması öğretmedi. Bunları doğadan elde ettim. Bu bir. İki:Bu iş yaratıcılık ve zeka ile yapılır. Üç:Hiçbir taklidin şaheser olma şansı yoktur. Dört: Bilgi ile olmaz sanat ile olur. Beş:her şeyin başı cesarettir. Eğer cesaretiniz yoksa:Şayet varsa diğer hiçbir niteliğinizin kıymeti yoktur. Çünkü harekete geçiremezsiniz.
“ Harman yeri düz olunca, sap yığını dağ gibi görünür. “
• Kitabınızda MİT ‘in Irak’ ın kuzeyinde toplantı halinde bulunan Pkk ‘ nın büyük bir kongre düzenlediği raporunun size ulaştırılmamasının nedenleri ve buna bağlı olarak İran da ki kampa yapmayı düşündüğünüz baskının durdurulmasını nasıl açıklarsınız?
MİT, istihbaratını devlet üst kademesine gönderir. Benim konumumla hiçbir ilgileri yoktur. MİT, haberi kitapta yer alan devlet üst kademelerinin hepsine defalarca bildirmiştir. Yapılacak ne varsa onlara aittir. Benimkisi bir idealizmdir. Sanki bütün devletin sorumlusu gibi hareket etmektir. MİT müsteşarının yaptığı çalışmaları, rapor halinde bana göndermesi ben bu işin üzerine çok gittiğimden “Osman Paşa doğruları öğrensin, MİT’in bunda günahı yok” demek içindir. İran kampı meselesi; önce cesaret gerektirir, sonra da bizim bu işi hangi teknik ile yapacağımızı onların hayallerinin dahi alamamasından kaynaklanır.
• Kitaplarınızı okurken heyecanlandık. Gurur duyduk. Sinirlendik ve ağladık. Birilerine hesap sormak istiyorduk. Belki bizim gücümüz yetmiyordu ama , siz veya sizin gibiler bir anlamda bunun savaşını nasıl verdiniz?
“Halk ne kadar doğruları bilir ise ülkede o kadar güvende olur.” Ben bu ilkeyi yürütüyorum. İkinci kitabı da yazdım (Ey Vatan). O da 50.000 civarındaki insana ulaştı. Onlarca kez TV programına çıktım. Üniversite ve sivil toplum kuruluşlarına PKK ve liderlik konularında 40 kadar konferans verdim. Yüzlerce kişi ile mektup, telefon ve elektronik posta ile irtibattayım. İlk kitap ise 125.000 resmi satış, 400.000 kadar korsanla 500.000’in üzerindeki kişiye ulaştı
• Afrikada ve ortadoğuda cetvelle çizilmiş sınırlara sahip ülkeler de istediklerini uygulayan bazı güçler şimdi Kuzey Irak da yine aynı oyunları oynandıklarını düşünüyor musunuz?
Ona ne şüphe? Yeni dünya düzeni ve küreselleşme denilen şey; eski sömürgecilik politikalarının yeniden yürürlüğe konmasından başka bir şey değildir.
“ Hatayı önlemenin tek yolu ihtiyatlı olmak değil, cesarettir. Kötü oduncu, baltasıyla cebelleşir. “
• Pkk ile savaş konusunda uzman biri olarak Ordu sizden daha uzun yararlanmak istemedi mi ? Emeklilik süreciniz uzatılamaz mıydı?
Bunun için önce bu işin uzmanlık olduğunu anlayabilecek kapasite lazım.
“ Vatan sevgisinden beslenen fedakarlık duygusu dejenere insanlara gülünç gelir. “
• Abdullah Öcalan’ ın yeniden yargılanması konusunda ki görüşleriniz nelerdir?
Avrupa’nın gelecek günlerde daha da artacak olan baskıcı, siyasi uzantısından başka bir şey değil.
• Avrupa Birliği süreci hakkında neler düşünüyorsunuz? Hükümetin uyguladığı strateji doğru mu?
Ey vatan kitabında da yer aldığı gibi Avrupa birliği nesnesi olmayan bir eflatuni aşktan başka bir şey değildir. Asla gerçekleşmeyecek. Strateji mi? O da ne demek. Strateji güç kullanma sanatıdır. Mahkumların gücü olmaz, demir parmaklıkları olur.
“ Ödü varsa düşmanın meydan açık hazırız Bu toprakta biz doğdu, biz yaşadık, biz varız. “
• Bugün size aynı göreviniz tekrar verilmiş olsa yapmak isteyip de yapamadıklarınızı anlatabilir misiniz?
Yapmak istediğim her şey sorumluluk taşıdığım dönemde kendi bölgemde asker olarak yapılmıştır. Türkiye ve yabancı topraklardaki tüm PKK varlığını 6 ila 8 bin askerle, 14 ayda bitireceğimizi Hakkari dönüşünde bütün üst kademelere bildirdim ve rapor ettim. Orada o dönemde görevli olan 360.000 askerin gereksiz olduğunu belirttim. Yapamadılar. Şu anda da yaparız. Subayları seçmeliyim. Subay ve askerleri ben eğitmeliyim. Bu eğitim, 6 ila 8 ay sürecek. Tıpkı PKK’lılar gibi. Dağlara çıkacak ve bütün dağlar temizlenip iş bitince ovalara döneceğiz.
“ Türk Askeri sabır ve tahammülü dolayısıyla dünyanın en dayanıklı askeridir. “
• Hakkınızda kitaplarınızdan sonra bir çok eleştiriler yazıldı. Örneğin Mehmet Ali Birand’ ın 16,04,2005 tarihinde Posta gazetesinde çıkan köşesinde “ Pamukoğlu Paşa’ nın TV söyleşileri ve kitapları öylesine abartılı, öylesine komplo teorileriyle doludur ki, bizlerdeki inandırıcılığı çoktan kaybolmuştur. “ sözlerini nasıl karşılıyorsunuz. Bu eleştiriler sizi ne yönde etkiliyor?
Herşeyin ortada olduğu bir durumla ilgili nasıl komplo teorisi diyebilirsiniz. Herkes tarafından bilinen gerçekler var... Sayın Birand da zaten tarafımdan uyuruk haberleri yüzünden mahkemeye verilmiştir. Bunlar beni yıpratamaz.
• Leyla Zana ve arkadaşlarının serbest bırakılması, Hadep üyelerinin meydanlarda , mitinglerde rahatça Abdullah Öcalan posterleri asması ve hala bu partinin seçim olması durumunda rahatça seçimlere girebilme haklarının olmasını nasıl karşılıyorsunuz? Sizce Türkiye bu kadar özgür olmalı mı?
Bunlar siyasi baskılara maruz kalan devletin basiretsizliğidir. Yapılmaması gereken olaydır. Çünkü bunlar onları motive eden yüreklendiren küstahlaştıran ve bize karşı duruşlarına kuvvet kazandıran bir durumdur.
• Askerlik Süresi ve bedelli askerlik , hakkındaki düşünceleriniz nelerdir
Anayasa gereği Türk Silahlı Kuvvetleri’ nin harbe hazır olmasından Bakanlar Kurulu ( Hükümet) Türkiye Büyük Millet Meclisi’ ne karşı sorumludur. Bedelli sistemini son zamanlarında osmanlı önce Türk ve Müslüman olmayanlara; bunları askere almıyoruz, silah ve malzemeye katkıları olsun diye uygulamıştır. Sonradan Türklere de tatbik ederken 1. Dünya Harbi öncesi Ermeni ve Rumları da askere almış, fakat fiyaskoyla bitmiştir. Ermeni asteğmen ve askerler silah ve mermileriyle karşı tarafa geçmiş, Rumlardan da amele taburları yapılmıştır. Vatan savunması neyi gerektirir? Savaş sanatını öğrenmeyi. Bu sanatı öğretecek bireysel eğitim 3-4 haftada verilebilir ve alınabilir mi? Muharebenin ne olduğu ortada değil mi? Ne bedelli, ne de 8 aylık askerlik yapmanın eşitlik, adalet ve vicdanı yönü yoktur. Anlamak da mümkün değildir. Siz bilmiyor musunuz, muharebe sahası daha çok işlenmiş kafa gerektirmiyor mu? Madem memletin başı belada bu dönemde iyi eğitim yapanlar daha fazla silah altında tutulmalı. Genç nüfus fazla, vesaire gibi mazeretler statükoculuktan başka bir şey değildir. Osmanlının kadrolu temel askeri gücü neydi? Yeniçeriler’ di. Yükseliş dönemi dahil, bazı dönemler dışında Yeniçeriler’ in mevcudu 20.000’ i geçmemiştir. Yeniçeriler’ den sonra kurulan Nizamı Cedidin mevcutları 48 ila 70 bin arasında değişmiştir. M:Ö. 1540 ‘ larda bugünkü anlamdaki ordu nizamı ilk kez Mısırlılarda görülür. Ve bugüne kadar dünyada sistematik bir şekilde altı askere alma usulü uygulanmıştır. En pahalı sistem de şu anda bizim uyguladığımızdır. Yani bütün ihtiyaçları devlet tarafından karşılanan sistem. Bu sistemde paranın yarısından fazlası da yeme, içme , yatma, kalkma, ayakkabı ve çoraba gider. Bu da eski zamanı geçmiş bir düzendir. Genişleme , kalabalıklaşma, bu devrin ve geleceğin teşkilat yapısı değildir.
• Genel af ve pişmanlık yasası hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
İki yılı aşkın zamanda bizim bölgede 202 PKK militanı kendiliğinden teslim oldu. Bunların 170 kadarını ben de sorguladım. Bu gelenler samimi. Fakat sizi bağışladık diye afla her haltı yiyenleri tekrar halkın arasına sokarsanız bu kurumaya yüz tutmuş tarlayı yeniden sulamaya benzer. Sonuçlarını görür, bedelini de millete ödetirsiniz. Sonra da “ pişman olmakta geç kalındı, sayılmaz” dersiniz.
Tehditler alıyor musunuz?
Dostumuzda oluyor düşmanımızda. Eğer arkandan havlayan köpekler yoksa kurt değilsindir. Dikkate alınmazsın. Demek ki bir şeylerin savaşını iyi veriyoruz. Ben küçüklükten itibaren korku nedir bilmezdim. Size bir anımı anlatayım. Evimizin yakınlarında bir orman vardı. İlkokuldayım. Okuldan çıkıp gece o ormanda kalmaya karar verdim. Ailem izin vermedi ama ben yinede geceyi orda geçirecektim. Tahta bir çantam vardı. Gece oldu. Ormanda yatıyorum. Çakalların bana doğru yaklaştığını hissettim. Biliyordum ki çakallar asla tek dolaşmazlar. En az iki tane olurlar. Yine biliyorum ki çakallar kendilerinden güçlü olanları hissettikleri zaman korkar dağılırlar. İyice yaklaştıklarını hissettim. Bir çakal arkama doğru gelmişti. Tahta çantamla ona vurdum. Beline gelmiş olmalı ki bağıra bağıra kaçtı. Diğerleri de ondan ürkerek kaçtılar. Ertesi gün teyzeme anlattım olayı ve bana evladım sen korkuyu ne zaman öğreneceksin dedi. Hayattaki ilk sınavımı vermiş oldum.
SİZLERDEN GELEN BAZI SORULAR... • Devletimiz istese PKK örgütünü ortadan kaldıramaz mı? Şu saatten sonra Aponun asılması gibi bir ihtimal gerçekleşirse PKK teröründe bir değişiklik olur mu? İsmail Oğuz Başağa sorusu için teşekkürler...
Kaldırılabilir. 1830 senesinden itibaren terör örgütleri belli başlı yerlerde konuşlandırılmıştır. Zamanla isimleri değişmiştir. Bunların hepsinin yapmak istedikleri vatana millete sözde bağımsızlık savaşı adı altında savaş verdiklerini iddia ederek devleti milleti bölmektir. Hakkarı içerisende yazlık ve kışlık kampların mevcut olduğu anlaşılıyor. Bunlar Hakkari merkezi batısında Kato ( Karanlık Dağ), güneyinde Oramar ( Alandüz) ; Yüksekova güneybatısında İkiyaka Dağları ile Şemdinli Derecik bölgesinde Balkaya Dağları’ dır. Bunlar dışında bahar, yaz ve sonbaharda bir çok bölgeyi üs ve harekat çıkış ve toplanma alanı olarak kullanıyor, ancak kışa girerken buralardan saydığım yurt içi ve yurt dışı kamplara çekilip askeri ve siyasi eğitime başlıyor. Adamlar bizimle yanyana yaz kış yaşıyor. Eğitim yapıyor , dinleniyor. Yerleri belli. Bahar gelince de buralardan çıkarak her yere dağılıp, yapacaklarını yapıyorlar. Coğrafya değişmediğinden bunların yeri de değişemez.imparatorluk döneminde de, Cumhuriyet döneminde de ne zaman bir silahlı kalkışma olduysa, arazide nerelerde bulundularsa şimdi de aynı yerlerdeler. . Yüreği olan gider onları ordan söker (Onlardan korktukları için değil) Dış güçlerinde varlığını unutmamak lazım.
• OHAL bölgesine Kürt ve alevi kökenli vatandaşlarımızın bilerek gönderildiği kanısı var? Bunun doğruluğu nedir? Ali Gürsoy’ a sorusu için teşekkürler...
Bu tamamen deli saçması olarak oradaki bilgisi olmayan vatandaşlarımızın beyinlerine yerleştirilmeye çalışılan dedikodu ve siyasi görüşten ibaret söylenti. Zaten bu söylentileri tersine kanıtlayan “ Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok” kitabımda o bölgede şehit verdiğimiz askerlerimizin kökenlerini inceleyerek de varabiliriz. Çoğu Trakya, İçanadolu, Ege ve Karadeniz ‘ li evlatlarımız. Bu ülkenin hepsi bizim evlatlarımız bunun ayrımının yapıldığını düşünmüyorum.
• En son olarak bir soru sormak istiyorum... Hakkari’ye ne zaman gittiniz?
Hakkari’ye gitmem için bir sebep ve gerekçe yok. Çünkü sorumlu biz değiliz. Yetkileri biz kullanmıyoruz. Biz çarpışarak elden çıkmış bölgeyi geri aldık. Ama bir Trakya türküsü hep kulaklarımdaydı.
“Kara tren aramıza kara duman ekti de, Göz göre göre yazık, eyvah. Buraları sevemedim, gönül arada Deli gönül eremedi, eyvah murada.”
ÜZERİMİZE KILIÇ ÇEKİLMEDİKÇE , ÜLKEMİZE SALDIRILMADIKÇA, MİLLETİMİZ CEFA ÇEKMEDİKÇE BİZDEN KİMSEYE ZARAR GELMEZ..

VATAN; EĞER UĞURUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR..! SEHİT LAZIMSA BURDAYIZ..!PARA LAZIMSA CEKETİMİZİ SATMAYA HAZIRIZ.YETER ARTIK..!
BUGUN HAKKARİDE SEHİT DUSEN ASKERLERİMİZE ALLAH'TAN RAHMET DİLİYORUZ.BUNUN HESABININ SORULACAĞINADA SÖZ VERİYORUZ..!
YÜKSEOVADA ASKERLERİMİZE SALDIRI:16 SEHİT
HAKKARİ'nin Yüksekova İlçesi'nin Irak sınırındaki Dağlıca Köyü
yakınlarında gece Kuzey Irak'tan gelen kalabalık PKK'lı gurubu, Komando
Taburu'na saldırdı. Ağır silahlar da kullanan teröristlerin
saldırısında ilk belirlemelere göre 16 asker şehit oldu, 17 asker de
yaralandı. Şehit sayısının artmasından endişe edilirken, bazı
askerlerin de kaçırıldığı ileri sürüldü, ancak bu bilgi yetkililerce
doğrulanmadı.
Kuzey Irak'tan gece yarısı sınırı geçen teröristler saat 23.30
sıralarında, aralarında 20 kilometre mesafe bulunan sınırdaki Yeşiltaş
Komando Taburu ile Dağlıca Komando Taburu arasından geçen Avaşin Çayı
üzerindeki Şehri Köprüsü'nü havaya uçurdu. Böylece iki tabur arasındaki
ulaşımı engelleyen kalabalık PKK'lı grubu, saat 01.00 sıralarında
Dağlıca Komando Taburu'na ağır silahlarla saldırdı. Köprü devre dışı
kaldığı için yardım gelmesini engelleyen teröristler tabura uzun
namlulu silahlar ve roketatarlarla ateş açmaya başladı.
PKK baskınına karşı Komando Taburu'ndaki askerler de ateşle karşılık
verdi. Teröristlerin açtığı ilk ateşle çoğu tabur çevresindeki
mevzilerde olmak üzere 16 asker şehit oldu, ilk belirlemelere göre 17
asker de yaralandı. Helikopterle Hakkari Dağ ve Komando Taburu'ndaki
Asker Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan bazılarının durumunun ağır
olduğu belirtilirken, şehit sayısının artmasından endişe ediliyor.
PKK'lı teröristlerin Irak sınırının sıfır noktasındaki Dağlıca Komando
Taburu'na saldırmasıyla başlayan çatışma, saatlerce devam etti.
Teröristler sabahın ilk ışıklarıyla birlikte geldikleri Irak
topraklarına kaçarken, yarlarına saldırı sırasında etkisiz hale
getirdikleri bazı askerleri de götürdükleri ileri sürüldü. Ancak
askerlerin kaçırıldığı bilgisi, yetkililerce henüz doğrulanmadı.
Bölgeye bir çok ilden takviye birlikler gönderildiği ve hava destekli
operasyonun sürdüğü, zaman zaman çatışmaların devam ettiği öğrenildi.
Bu arada Irak sınırının da yoğun top ateşine tutulduğu ifade ediliyor.
İnternet tarayıcıları pazarındaki pazar payı her geçen gün artan Firefox, yeni yüzüyle karşımızda: Firefox 2. Gecikmeden siz de edinin. Firefox 2'yi indirmek için aşağıdaki resme tıklayın:
 LÜTFEN BİRAZ DAHA DUYARLI OLALIM..!

‘Site
yapan site’ Azbuz, yayına başladı. Kullanıcılarını hiçbir ücret talep
etmeden İnternet sitesi sahibi yapan Azbuz’un, Türkiye’deki Web
yayıncılığının gelişmesine önemli katkılarda bulunması bekleniyor.
Projenin amacı Azbuz platformunda faaliyet gösteren sitelerden farklı
içeriklere sahip sosyal ‘networkler’ oluşturmak.
www.azbuz.com
adresine gelen kullanıcılar yalnızca 1 dakika ve 3 adımda İnternet
sitesi sahibi oluyorlar. İlk adımda Azbuz’a üye olan kullanıcılar,
ikinci adımda sitelerinin adını ve URL’sini (adresini) belirliyorlar.
Üçüncü adımdaysa sitelerinin görünümüne karar verip yayına başlıyorlar.
Azbuz, birbirinden farklı konularda yayın yapan binlerce
İnternet sitesini indeksleyerek devasa bir sosyal ‘network’ ve içerik
oluşturuyor. Google tarafından da indekslenen bu sitelere Azbuz’un
arama motorundan kolayca ulaşılabiliyor. Azbuz’un özellikleri Azbuz
İnternet siteleri, neredeyse binlerce dolara yaptırılan İnternet
siteleri kadar yetenekli. Bu sitelerde; - Farklı bölümler yaratmak - Yazı ve fotoğraf girişi yapmak - Forum açmak - Fotoğraf albümleri oluşturmak - Oylama/anket düzenlemek mümkün Üyelerin
gönderdikleri yazı ve yorumlar site sahipleri tarafından onaylandıktan
sonra yayına giriyor. Site sahiplerinin bu işlemleri yapmak için Site
Ayarları adında ‘sanal’ bir ofisleri de var.
Google Web Accelerator Google’ın güçlü bilgisayar ağında kullanılan sayfaları daha hızlı yüklemeye yarayan bir uygulamadır.Kullanımı kolaydır.Yapacağınız tek şey Google Web Accelerator’ı indirip kurmak! Daha sonra internette hızlı dolaşmaya başlayın.Google Web Accelerator daha çok genişbant (broadband) bağlantıları hızlandırmak için yapılmıştır. Google Web Accelerator çeşitli yöntemlerle web sayfalarının daha hızlı açılmasını sağlarr.Daha önce girdiğiniz sayfaları sık sık denetleyerek kopyalarını alır. Giriş yaptığınız web sayfalarında son girişinizden sonra değişiklik algıladığında , değişiklikleri indirir. Bilgisayarınıza indirdiği dosyaları sıkıştırarak bilgisayarınızın alanından tasarruf etmenizi sağlar. Google Web Accelerator 0.2.93.115 İndir Download
Agloco tamamen üyelerinin sahip olduğu bir internet ekonomi ağıdır. Kurucu firma gelirlerinin sadece yüzde onunu alır ve üyelerinin sahip olduğu tek ve ilk firmadır. Agloco ya ortak olmak için üye olmanız (hiçbir aşamada ücret talep edilmiyor) yeterli. Daha sonra firmadaki hissenizi dolayısıyla kazancınızı arttırmak için arkadaşlarınızı üye yapabilirsiniz. Sadece 5 arkadaşınızı üye yaparak aylık 4000 $ (Bu miktar sizin yaptığınız üyelerin performansına ve sizin performansınıza bağlı olarak artabilir veya azalabilir.) kazanabilirsiniz. Kazanç ayrıntı Agloco şimdiden google dahil olmak üzere tam 17 reklam network u ve 7 arama motoru ile anlaşma imzalamış durumda. İnternet dünyasında yaptığımız her şeyin birilerine para kazandırdığını biliyoruz. Agloco bunu değiştirmeyi ve kazanılan paradan kullanıcıların da faydalanmasını sağlamak amacıyla kuruldu. Agloco Ray Everett Church ve Akshay Mavani tarafından own the internet sloganıyla kurulmuş bir internet reklam ve son birkaç ayda internet dünyasında özellikle yurtdışında hızla yayılan ve en son 700 000 (Mayıs 2007 itibarıyla) üye sayısına ulaşmış bir ekonomik network sistemidir. Agloco yetkilileri Aralık 2007 itibari ile hedeflerinin 10 000 000 üye olduğunu söylüyorlar. Google'i artik herkes biliyor. Tüm aramalarimizi orada yapiyoruz. Peki ne kadar kazandiklarini biliyor musunuz? 2006 da 10,6 milyar dolar ciro yaptilar. Peki Google i dünya devi yapan bizlere bu paradan birsey veriyorlar mi?
AGLOCO internetteki bu reklam pastasindan önemli bir pay almak üzere kurulan akillica bir program. Sadece reklamdan degil, internetten yapilan satislardan da komisyon kazanacak. Elde edecegi gelirlerin de %90'ini AGLOCO üyeleriyle paylasacak. Üye sayisi çogaldikça gelirleri artacak, gelirleri artikça üyelerine daha çok kazandiracak.
AGLOCO önümüzdeki 1-2 yilda internetin en büyük sirketlerinden biri olmaya aday.
Hmmm. Olabilir sanki. Peki ben ne kadar kazanirim ?
AGLOCO'ya üye olup, Viewbari kurdunuz. Internette de ayda en az 5 saat vakit harciyorsunuz. Bu sayede adamlarin kasasina ayda yaklasik 12,5dolar para girecek. Bunun 5 dolarini size verecekler. 6,25 dolarini da sizi öneren üyelere dagitacaklar. Kendilerine de 1,25 dolar kalacak. Burada sizin için para kazanmanin en önemli noktasi yeni üyeler önermek. 5. kademeye kadar altinizdaki üyelerden de para kazanacaksiniz.
Örneklendirirsek: Siz AGLOCO' ya 10 arkadasinizi üye yaptiniz. Arkadaslariniz sizin kadar çabalamadilar ve herbiri ortalama 3 kisiyi üye yapti. Ve onlar da 3'er kisi diyelim. 5. kademeye kadar bu alt üyelerden siz de gelir elde edeceginiz için aylik geliriniz 1517,5 dolar olur. Kaç kisiyi üye yaparsaniz ne kadar kazanacaginizi, AGLOCO'nun web sayfasinda, Member Calculator bölümünde hesaplayabilirsiniz.
Üye olmak için herhangi bir ücret ödeyecekmiyim ?
Üyelik tamamen ücretsiz. Burada internetteki reklam pastasindan AGLOCO ve siz payinizi alacaksiniz. Erken üye olanlarin kazanci daha fazla olacak.
Google yeterince kazandi. Google kadar olmasa da siz de internette BURAYA TIKLAYARA KAZANMAYA BASLAYIN ;) 
Tek yapmaniz gereken burayı tıklayarak üye olmak Viewbar i indirerek ayda en az 5 saat bu programı çalıstırmak ve arkadaşlarınızı üye yaparak daha çok kazanmak..
Nasıl Üye olunur? Kazanmaya başlamak için ilk olarak sizde sisteme kayıt olup bir id (kullanıcı numarası) almanız gerekir. Burada size konu adım adım anlatılacaktır. 1.Kazanmaya başlamak için buraya tıkladığınızda karşınıza alttaki resim gelecektir. Bu formu açıklamaları okuyarak doldurunuz...
Click Here To Join düğmesine bastıktan sonra eğer bir hata yapmamışsanız karşınıza alttaki resim gelecektir
Eğer bir noktada hata yapmış iseniz veya doldurulması gereken bir yeri boş bırakmışsanız bu ekren yerine tepesinde kırmızı yazılı bir uyarı gelir uyarıda hata belirtilmiştir o zaman doldurduğunuz alanları tekrar kontrol edin. yukardaki ekranı gördükten sonra yazmış olduğunuz mail hesabına üyelik şifreniz gönderilmiştir. Ben burda Hotmail hesabını kullanmıştım ve hotmailde mailim junk(gereksiz) bölümüne gitmişti eğer hotmail hesabı kullanmışsanız buraya dikkat edin.
Agloco dan gelen maile tıkladığınız zaman alttaki resimdeki gibi bir yazının gönderilmiş olduğunu göreceksiniz
Buradaki mavi yazıyla gönderilen linke tıkladığınızda karşınıza Sign-in sayfası gelecektir member id yazan yere mail adresinizi password yazan yerede size gönderilmiş olan şifreyi gireceksiniz (bana gönderilen VYRKFG şifresini girmem gerekiyor) Karşınıza artık kendi şifrenizi oluşturmak için yeni bir sayfa açılmıştır.
Buraya artık kullanmak istediğiniz unutmayacağını şifrenizi giriyorsunuz. Alttaki boşluğada aynı şifreyi tekrar giriyorsunuz. Sonrada save tuşuna basıyoruz... Karşımıza member id miz yani kullanıcı numaramızı veren yeni bir ekran çıkıyor.
burada artık işlemimizi tamamlamış bulunuyoruz show me my account page tuşuna basarak Agloco sayfamıza gidebiliriz. Girişte member id yerine ister mailinizi yazabilirsiniz istersenizde size verilmiş olan member id yi kullanabilirsiniz. Şifre bölümüne ise kendi atadığınız şifreyi yazacaksınız unutmayın :) Çok kısa olarakta kendi sayfamızdaki kullanıcılar tablosundan bahsetmek istiyorum
Burada gözüken mavi tablo sizin üye yaptığınız kişi sayısı üyelerinizin yaptığı üye sayısı ve view bar kullanım saatlerini gösterir bu konuyu view bar kullanımı bölümünde detaylı olarak açıklayacağız. Belki bu kadar uzun bir metin gözünüzü korkutmuş olabilir biz çok detaylı anlattık ama bu söylediklerimizi yapmanız 1 dakikanızı bile almıyor aslında, bunu üye olduktan sonra başkasının üyeliğine yardımcı olurken daha iyi anlayacaksınız... UNUTMAYIN! REFERANS LİNKİNİZİ KOPYALAYIP MAİL İLE ARKADAŞLARINIZA GÖNDEREREK BU LİNK ÜZERİNDEN ÜYE OLMALARINI SAĞLAYINIZ  Sizin hesabınızın bulunduğu sayfaya geldiniz. Burada www.agloco.com/r/BBGX1477 gibi bir adres var bu adres sizin referans adresiniz bununla alt üye yapıyoruz. Aynı sayfada Fast Download Viewbar yada Alternate Download linkine tıklayıp VİEWBAR ı indirip bilgisayarımıza kurup para kazanmaya başlıyoruz. Unutmayalımki VİEWBAR ı kurmadan üyeliğimizin bir anlamı kalmaz. Tek yapacağımız şey AYDA SADECE 5 SAAT VİEWBAR ı internette gezerken açık bırakmak. Çıkan reklamlara tıklarsak veya aramaları viewbardan yaparsak ekstra kazanıyoruz. Bol kazançlar.
SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR? Önce üye oluyorsunuz (ücretsizdir) üye olmanızla birlikte ortaklığınız başlıyor. Daha sonra size verilen referral link ile yeni üyeler yapıyorsunuz. Sizin üyelerinizin çokluğu oranında geliriniz artıyor. Agloco sadece sizin üyeliğiniz için size aylık 11.25$ ödeme yapıyor ve yaptığınız üyeler ve onların yaptığı üyeler için (5. sıraya kadar) komisyon veriyor. Diyelim ki siz 5 üye yaptınız ve sizin üyeler de 5 er üye yaptı. 1.level 5 2.level 25 3.level 125 4.level 625 5.level 3125 Tümünü topladığımızda 3905 üye oluyor. Agloco bu üyelerin viewbar ı indirip ayda beş saat online olmaları karşılığında size üye başınaaylık1.25 $ veriyor. Topladığımızda 4886.25 $ yapıyor. (üye olduktan sonra member calculator bölümünden siz de aynı hesabı yapabilirsiniz). Şu anda Agloco yeni olduğu için 5 üyeyi bulmak çok rahat ama agloco nun üye sayısının artma hızına bakınca 3-4 ay sonra agloco üyesi olmayan kişi bulmak bu kadar kolay olmayacağından bir an önce üye olup networkunuzu genişletmeyi tavsiye ediyorum. Sadece arkadaşlarınızı üye yaparak binlerce üyeye ulaşmanız işten bile değil. Agloco yetkilisi Brian Greenwald' ın yaptığı açıklamaya göre bir bilgisayarda bir çok üye aynı viewbar ile farklı zamanlarda online olabilir. Yani siz beş saat aylık sürenizi doldurduktan sonra aynı bilgisayarda farklı bir üye viewbar a kendi üyelik ID si ile giriş yapıp o da kazanabilir. Bu durumda bir üye eğer evinde veya işyerinde günlük ortalama yedi saat online oluyorsa bu da aylık 210 saat yapar ki bu 42 üye ye denk gelir. Bu durumda bu üye bütün tanıdık ve arkadaşlarını üye yapıp hem kendisinin hem de üye yapmış olduğu kişilerin kazanmasını sağlamış olur. Not:Burada telaffuz edilen rakamlar tahmini rakamlardır. Agloco tamamen üyelerine ait olduğu için bu rakamlar Agloco nun elde ettiği kazanca göre artabilir veya azalabilir. AGLOCO ya KATIL
AGLOCO KURUCULARI ( AllAdvantage ) AllAdvantage, üyelerinin internet davranışları sayesinde kazandığı reklam gelirlerinin bir bölümünü yine üyelerine ödeyen, kendini dünyanın ilk infomediary olarak tanıtan bir internet reklam şirketiydi. AllAdvantage, daha sonra bütün online reklam firmaları tarafından kullanılan 'Get Paid To Surf the Web' (Nette surf yaparken para kazanın) sloganı ile özdeşleşmişti.31 Mart 1999 yılında Jim Jorgensen, Johannes Pohle, Carl Anderson, ve Oliver Brock tarafından kurulan AllAdvantage, 18 ay içinde 10 milyon üyeye ulaştı ve faaliyet gösterdiği 2 sene içinde 200 Milyon dolar sermaye topladı. Mevcut üyelerini, yeni üyeler kazandırarak gelirlerini artırmaya teşvik eden AllAdvantage' ın bu stratejisi sonucu şirket o yılların en çok konuşulan şirketlerinden biri oldu. AllAdvantage ın web sayfası da en çok ziyaret edilen 20 internet sitesi içinde yer aldı. Alladvantage bu gün çok yaygın olarak kullanılan bir çok konsept getirdi. Örneğin; firmanın viewbar' ı kullanıcının masa üstünde bulunan ilk hedefleyici programlarından biridir. Viewbar, kullanıcının ekranın altına indirebileceği ve reklamların küçük bir ekranda gösterildiği küçük bir programdı. Bu teknoloji şu anda internet reklam firmalarının temel çalışma istemidir. Alladvantage aynı zamanda ilk Chief Privacy Officer çalıştıran firması oldu. Bu kişi kullanıcıların özel bilgilerini korumak ile görevliydi. Şu anda hemen hemen bütün büyük firmalar böyle bir pozisyon bulunduruyorlar. Büyük ihtimalle Alladvantage en çok viral marketing (üyelerin kendi arkadaş ve tanıdıkları kişileri üye yaparak kazanması) konusundaki başarısıyla biliniyor. 2000 yılından sonra ABD ekonomisinindeki durgunluk, internet reklam harcamalarının azalması gibi nedenlerle ''dot com balonu'' patladı ve AllAdvantage da buna kurban gitti. Aslında AllAdvantage 2000 yılının başında dünyaca ünlü Credit Suisse First Boston tarafından masrafı karşılanacak olan bir halka arz planlamıştı. Ama piyasadaki durgunluk nedeni ile bu planlar iptal edildi. Şubat 2001'de ise şirket tüketicilere yönelik faaliyetlerine son verdi. Kapanana değin AllAdvantage üyelerine 120 milyon dolardan fazla ödeme yapmıştı. AGLOCO Kasım 2006'da AllAdvantage kurucularından bazılarının şirketi yeni bir isimle (AGLOCO) yeniden canlandırdıkları öğrenildi.
SON FIRSAT SON YAKINDA ÜYE YAPACAK KİŞİ BULAMAYACAKSINIZ Sürekli AGLOCO'dan bahseden e-mailler gelmeye başladı, nedir bu AGLOCO dedikleri? AGLOCO dedikleri basit bir toolbar. AGLOCO toolbarın adını da Viewbar koymuşlar. Toolbar/viewbar ne ola ki diyorsanız alttaki resimde var. Mouse okunuzu, viewbar resminin üstünde dolaştırırsanız kısa açıklamalar çıkar. Amacı size yönelik reklamları göstermek. Google'ın arama sonuçlarında, aradığınız kelimeyle ilgili reklam göstermesi gibi. Ayrıca mesajlaşma programı ve diğer özellikler yakında eklenecek.
AGLOCO önümüzdeki 1-2 yılda internetin en büyük şirketlerinden biri olmaya aday. Gelen e-maillerde para kazanmaktan bahsediyorlar, durup dururken, niye para versin bana? Google'ı artık herkes biliyor. Tüm aramalarımızı orada yapıyoruz. Peki ne kadar kazandıklarını biliyor musunuz? 2006 da 10,6 milyar dolar ciro yaptılar. Bunun da 3,5 milyar doları net kârdı. En genel anlamıyla bu parayı siz internette arama yaparken google kullandığınız için kazandılar. Arama sonuç sayfasındaki reklamlar, gelirlerinin %99'unu oluşturuyor. Peki size bu paradan birşey veriyorlar mı?
AGLOCO internetteki bu reklam pastasından önemli bir pay almak üzere kurulan akıllıca bir program. Sadece reklamdan değil, internetten yapılan satışlardan da komisyon kazanacak. Elde edeceği gelirlerin de %90'ını AGLOCO üyeleriyle paylaşacak. Üye sayısı çoğaldıkça gelirleri artacak, gelirleri artıkça üyelerine daha çok kazandıracak.
Hmm. Olabilir sanki. Peki ben ne kadar kazanırım? AGLOCO'ya üye olup, viewbarı kurdunuz. İnternette de ayda en az 5 saat vakit harcıyorsunuz. Bu sayede adamların kasasına ayda yaklaşık 12,5dolar para girecek. Bunun 5 dolarını size verecekler. 6,25 dolarını da sizi öneren üyelere dağıtacaklar. Kendilerine de 1,25 dolar kalacak. Burada sizin için para kazanmanın en önemli noktası yeni üyeler önermek. 5. kademeye kadar altınızdaki üyelerden de para kazanacaksınız.
Örneklendirirsek: Siz AGLOCO'ya 10 arkadaşınızı üye yaptınız. Arkadaşlarınız sizin kadar çabalamadılar ve herbiri ortalama 3 kişiyi üye yaptı. Ve onlar da 3'er kişi diyelim. 5. kademeye kadar bu alt üyelerden siz de gelir elde edeceğiniz için aylık geliriniz 1517,5 dolar olur. Kaç kişiyi üye yaparsanız ne kadar kazanacağınızı, AGLOCO'nun web sayfasında, Member Calculator bölümünde hesaplayabilirsiniz.
Para mı nasıl alacağım? Kazandığınız parayı banka hesabınıza yollayacaklar.Yada dilediginiz farklı bir yöntemle
Üye olurken ya da Viewbar'ı indirirken benden para falan isteyecekler mi? Bizim kayınço zamanında Titan'a para kaptırmıştı. Ona dönmesin sonra? Üyelik tamamen ücretsiz. Titan gibi saadet zincirleri, yeni üyelerden aldıklarını eski üyelere dağıtırlardı. Burada internetteki reklam pastasından AGLOCO ve siz payınızı alacaksınız. Titanla tek benzerlik, erken üye olanların kazancı daha fazla olacak.
Google yeterince kazandı. Google kadar olmasa da siz de internette kazanmaya başlayın.
İyi deneyelim o zaman. Kaybedecek birşey yok, olur da tutarsa iyi kazanabiliriz. Nasıl üye olacağım? Buraya tıklarsanız, yeni bir sayfada AGLOCO kayıt sayfası açılacaktır. Formu doldurarak üye olabilirsiniz.
İngilizceniz yoksa, formda istediği bilgiler şunlar:
*First Name : İlk Adınız
*Middle initial : Varsa 2. adınızın ilk harfi
*Last Name : Soyadınız
*Email : Email adresinizi yazın.
*Confirm email : Email adresinizi tekrar yazın. Bir hata falan olmasın diye.
*Date of birth : Doğum tarihiniz. Yazmak zorunda değilsiniz. Boş da bırakabilirsiniz.
*City : Şehriniz. Her nerede yaşıyor ya da yaşatılıyorsanız.
*State : Eyalet demek. Olmadığı için None yazın.
*ZIP/Post code : Posta Kodunuz. Biliyorsanız yazın. Yoksa buna da None yazabilirsiniz.
*Country : Ülkeniz. Türkiyede iseniz Turkey seçin.
*Enter the code shown : Hemen üstte görünen yamuk yumuk 4 yeşil rakamı yazmalısınız.
*I have read and ı agree... yazan yazının yanındaki kutucuğu işaretlemelisiniz. Gerekli yerleri doldurunca Click Here To Join tıklayın.
Yazdığınız email adresinize aktivasyon şifreniz gelir. Hotmail adresi yazdıysanız junk/önemsiz mail bölümüne bakın.
Hesabınızı aktive edebilmek için yapmanız gereken, gelen e-maildeki ilk linke tıklayarak e-mail adresinizi ve gelen maildeki şifrenizini girmek. (Your password is :xxxxxx) Yani diyor ki şifreniz xxxxxx.
İlk seferinde sizden şifrenizi değiştirmenizi isteyecektir. Unutmayacağınız yeni bir şifre girin. Size yollayacakları 2. e-mailde kendi tavsiye linkinizi göreceksiniz.
http://www.agloco.com/r/BBGX1477 gibi bir link. Arkadaşlarınıza o maildeki sizin linkinizi kullanarak üye olmalarını söyleyin ki siz de kazanın.
Bu kadar açıklamaya rağmen beceremediyseniz, ingilizce bilen bir arkadaşınızdan yardım isteyin.
|
|
|
|
Yil 2030,kizim 18, ben 43 yasindayim...
"Baba bizim bayragimizda sizin zamaninizda Ay-yildiz varmis neden simdi haç isareti ve anlamini bilmedigim renkler var?"
"İki arkadas okulda tavan arasinda eski bir atlas bulmustuk, o atlasta görduk, daha önce Edirne'den Kars'a kadar Turkiye topragi imis, simdi neden o haritanin 1/5'ine Turkiye diyoruz?"
" Eskiden her mahallede 1 yada 2 cami varken, simdi neden her ilde bir cami var, dedem bahsetmisti daha önce ezan denen bir sey varmis, gunde 5 defa camilerden okunurmus simdi bu çan sesleri ne baba?"
"Filistinlilerin zamaninda topraklarini parça parça satarak İsrail'in kurulmasina sebep olduklarini hiç mi bir yerde okumadiniz da, topraklari mizi sattirip simdi bu ufacik alana bizi hapsettiniz. Siz atalarinizdan böyle mi aldiniz bu topraklari, emaneti böyle mi korudunuz. Gunden gune topraklarimiz satilirken siz uyuyor muydunuz baba?"
"Baba kuçukken herkesin beni Aybuke diye çagirdigini hatirlar gibiyim simdi neden bana Angel diyorlar, beni kulagima Angel ismini ezanla sen mi söyledin?"
"Bizim evin önunden tanklarla geçen Amerikan askerleri kim baba? Hergun bize hakaret ederek ve sizi her gördukleri yerde coplayarak demokrasi! mi getirdiler baba? Bize okulda demokrasinin tanimini daha farkli ögretiler sanki"
"Elime geçen gun bir kitapgeçti baba, senin gençliginden kalan. Biz Ankara'ya tasinmazdan önce memleketimizin ismi Gaziantep'mis ve 6317 sehit vererek 'Gazi' lik unvanini kazanmis. Neden simdi oraya kurdistan diyorlar baba."
Baba hani sizlere kurtlerle Turkler kardestir demisler, peki kardeslerim neden bizi öldurup ulkemizde ayri devlet kurdular."
"Baba o kitapta Ataturk diye birinden de bahsetmisti. O her kimse 1933'te Bursa'da bir nutuk vermis, ben simdi bile ne kastettigini anlayabiliyorken, sizin gençliginiz bu kadar mi cahildi de o uyarilari dikkate almadiniz."
"Simdiki kurdistan topraginda yer alan Suleymaniye'de askerimizin basina çuval geçirmisler ve sen o dönemde gençtin, hiç mi kanin donmadi baba. Neden hesap sormadiniz bunlari görmezden gelen yöneticilerinize?"
"O az önce bahsettigim Ataturk size bir hitabe yazmis ve sizi hain yöneticilere ve usaklara karsi uyarmis ve hitabenin sonunda da 'Muhtaç oldugun kudret damarlarindaki asil kanda mevcuttur.' demis. Baba kaniniz o kadar bozuk mu ki ulkemizi bu hale getirenlerin yakasina yapismadiniz."
"Baba Turkiyeli ne demek, biz Türk çocugu degil miyiz, soyumuz belli degil mi bizim, o kitapta okumustum 'Ne mutlu Turkum diyene' yaziyordu. Peki, baba ben neden mutlu degilim. Turkum demek suçsa ve kötu bir seyse siz eskiden neden söylerdiniz."
"Baba biz Kurtulus Savasi denen bir sey yasamisiz, kitaba göre dunyanin gördugu en sanli savasmis ve o savasta 4 milyon sehit vermisiz. Madem bu vatandan bu kadar kolay vazgeçecektiniz de neden o kadar sehit verdiniz." "Hiç mi kitap okumadiniz, hiç mi sizi uyaran olmadi, hiç mi göremediniz ulkemizin peskes çekildigini, eger farkinda olduysaniz ve duygusuzca evinizde oturduysaniz sizin o hainlerden ne farkiniz kaldi. Allah'in huzuruna hangi yuzle çikacaksiniz baba. 'Vatan sevgisi imandandir' diye bir hadis varken hadi diyelim ki Turklugunuzden vazgeçtiniz bari İslam'in emrine uysaydiniz." "Senin eski cd'lerden dinledim baba, bizim de bir İstiklal Marsimiz varmis, o marsi yalnizca köru körune ezberlediniz mi? Atalarimiz sizi her firsatta uyarmis, demis ki 'Ey Türk titre ve kendine dön.'Baba ne zaman titreyeceksiniz, Ankara'yi da kaybettikten sonra mi? Bundan 13 yil önce titremediyseniz eger artik hiç bir sey titretemez sizi.
" "Baba sen son bagimsiz olan Turkiye Cumhuriyetini gördun.'Ya devlet basa,ya kuzgun lese' diyebilecek bir Hasan Tahsin,bir sehit sahin,bir Sutçu İmam yok muydu aranizda?Yaziklar olsun baba sizin gençliginize!" "Bu gunleri görecegime hiç dogmasaydim baba. Turklugunuzden utanmadiniz hiç olmazsa insanliginizdan utansaydiniz baba. Bu vatan göz göre göre altinizdan kayarken hiç olmazsa SEREFİNİZLE ÖLEMEDİNİZ Mİ?"
<<<aRkadaSLaR böyle olmamak için her anlamda gayret göstermeniZi ve üstteki yazıyı Dagıtmanızı RiCa eDioRum>>>
|
|
|
|
|
|
|
|
|